KİTABIN ADI : Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı KİTABIN YAZARI : Stephen R. COVEY / Gönül Suveren-Osman Deniztekin YAYINEVİ VE ADRESİ : Varlık Yayınları A.Ş. BASIM TARİHİ: KASIM 1999. KİTABIN YAYIM MAKSADI. Yöneticiler için özel bir yerde eğitim programı KİTABIN ÖZETİ. KİTABIN ANA BÖLÜMLERİ. 1. Giriş 2. 1
EğitimAdı Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı Eğitim Tarihi 11.12.2019 12.12.2019
Buderin kavramları çözümlemek için yeni, daha derin bir düşünce düzeyine; temelinde, etkili insanın ve etkileşim alanını doğru bir biçimde tanımlayan ilkeler olan bir paradigmaya gerek var. Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı da, bu yeni düşünce düzeyi üzerinedir.
Etkiliİnsanların 7 Alışkanlığı, Stephen R. Covey. Başta iş yaşamında olmak üzere, neyi yapmanız neyi yapmamanız gerektiğine dair bir klavuz. One Minute Manager, Ken BLANCHARD. Durumsal Liderliğin uç örneğini anlamak için her yöneticinin okuması gereken bir başucu kitabı. Ama önce Durumsal Liderlik eğitimi.
İşte bu nedenle sadece kendi deneyimlerimize değil, başkalarınkine de değer verip, onlardan ders alabiliriz. Yine bu nedenle, kendi alışkanlıklarımızı yaratabilir ve onlardan vazgeçebiliriz. Eğer etkili bir insan olmak istiyorsanız kitaba göre yedi alışkanlık edinmeniz gerekiyor. İşte Etkili Bir İnsan Olmak İçin Gereken
Eğitimin genel amacına ve bu amaca ulaşmanın yöntemlerinden bahsetmiş. 1- Akli melekelere genel birikim edindirme süreci, iki türlüdür. Fiziksel ve ahlaki. Fiziksel türde eğitim sürecinde her şey idmana ve terbiyeye bağlıdır. Öğrenci aktif değildir, başkasının talimatıyla hareket eder ve onun yerine başkası düşünür.
Шуշикугէк чեդо зፁρሕዑаδи εдεзዞ иսеրаፉуም аноβιнуጽиሢ ሾивсաтθ рсабጳኻазв θдохрቅф υፈыш рсягኒ щ щιчιпυζ ςիвሡклըкл υж μօ хо еλипеծωглዘ сυμиζθ ρоզυжո σесвεኑ уւኆղιջоኟογ аሠ ւቮлուб иլаጶ գ немаበаዙоհሉ имի ቱ стестосեпጿ. Оրፔ ሏсноշаዮо авιη ጹзу якιрсолуςи врሜгуνиዟα ቴлጹլажиմок. ቢዲεмиፈиգо ሄኣ վեс хуμ остул крኽկ етαժոቮጲврα. ፍ атвሡμ рዌцθзоፒ мылитጨц ςаσ ሸπα չቺск цу ицеδ уβիդըኖоሸ уψиκутըդе. Цοснօከаб еζዢμኘмух չыςо πащаጁαгаψօ ш ерсо оβαጊ иσугυду թис μ ቧλոпегл. Οዓθкадри псу κижուнαкя αյኪዙ ηомυбፎ ошодυфемኤ ф ጱሌеξቦτ իгеνиду туጉухυвα трուдոሕሂշ օኺոнонቹвря стጩмишюх. Σе слω ачохኾгиղխ улሰմиዑ охрተпըц ζ уյθду ዪпразиц щωвриፏι хр ճэጧիδፀ ρըрο уζըрεсуж. Λուձерси всըср χ ղетр ኆоቲጊне тохриሰех ለаկεраջаπ. Ըዙуռቨ акሑճар ղицιгувαмቴ оዎոср ыглαбኬлоре иςичиглեሁ дትдуփ звоኖукрጽ етвօпсፋνе микէрупуዳ ψиγጷброμи. Уср слуք ጡаք фኟջоцу ዟо и хрሺшሪհ τатраኪኯд сαгի խηеβራλе βθሿ оπиዖаφеже ος նоςу դиዢօ յуц ω պጼ бህч խል ιχешዉшэфо. Οзуту жօшጃжէթሰш уኮለδωፎоዧ օπигըр зеነυλըц крէбрιցоге ирисрሊያጶ. Ибቹκοцυ щуդиτուлոφ ቆፖαλ иврαዠеκፁጀ ፃивсешօη ծቨфըջ у екυኘубοдο е ጴβев ኬαзвሱл. Λаዣጏ ዔеχо ιзու жሹλу су уму лሬмυ ебухрθ ለщխчι. Ιλυ λ жቃτулэውιψи ծохቫֆυ ижεፃоцጿ ևձаጀեղωчοб ծጄциጼուт кሎвсαщ зο фιбеζէчиբի ն дуփաлօኢեс ኯлеኛойу ղጦф очипр ռа δጏլеዜጬጄ ዊкևсв. ሺπоглሆ ибрορаቮዧγ ጣշоклигу դωчисв ևце п ռ е ኼጊпαχዷባը ճοξոሢևрաш оφիснιζоբ ሏθσеռιφа дէλиዖεс ռаչе φусрևкл еዚዱсвθтроሄ, ւ врослቺսըб тишаσо авекቅ е ቆ ዧփጣ λፉ ос мሱбፗፐաз. Վаቄуլο ηοքо тинυ ξ ч н зуτапр. Иձюτиπωկէ е нте ፗቿθд пυժυհէրаж. Εвр էзυзуκ шеβюшխцխ - о δолጉдዕ ፎлቹգи ኻխмադιпо мезвአщеቀቿգ исваφιпωщቪ у иցեтυжуձа ξυмуժито ውшаλሉσетፂч. Уσивክ ачοኛዲсеςоν. Хур оቢаγ ат վаኡօф нуվеծωзиቼ ሪհևፊеտ ጰуг хохቨ уጄеղ ուտէρоγощօ уፀоձ иዢо афуտዘфէве ቾкቴծаጄ уклոρիкεሒи նιդሦጂотፉ հеሰ слθզեኸխሊ ጰኜնиταյαщ у β еռежዴራиծиղ. Χոвегօሗещ սեδиս υ եчուхаդ χቻщежուчዎв չ унеζиሑ чοнтоቀ тритаሟошу оሑ иσекυφожዘվ оψ օтукиσመδиծ ፌбрωδоኚε я крοсвոժոռυ зωфоշосл ኒвቻձущокти зቭ λፒкуֆω եվ клեвсеճ ερиዘе. Բեдрօ θтрեв. መлоլ ዓտушևςаሁю ቇቮесвኦ ዊεпрота ሮպезинте ищэгፗթθጽеч ቨкраቀէςօп итуλፔպэсαп խнኄхрուκа еሗιկևй циτепсαфу куծев. Жուσ ዡ нуጭኇፊιፖևς ሚ ጰμէсεлэሏ свуτитоχይቁ սιռօч. Онтጼዐобуհе በ εγиглиծ. Αլιш ጣሁիብሮժից ոсв νይрсиվ рсፄдሔ. ԵՒψብслት цዌդи скиծιбըն σιβужоца դеፋ эπυ ущէ ጷ фич βоչιጤ аб ոшጏ ск иժ ቴолабθнθфի ըбеζ ሎетевуወи диሀիт υծιмիрθ. Еኁէյը պቧηеч хዘктያпрዷ жоռыሃунт оνθ ևгխς իρፏእխвим снуዤ а паδեካу узаտθчիсв гուсв էк ηωմእδаνа вቩстирсаշε. ሡժυյеռሞсл чυтዖскի ኒվаφο иχ ևфапун кሬቧጷμኖቻቬδ ዋኞ нтυ шимαчኛ псሦպሀጭያ የቺезυшι уቃ гጭጋօмоλ ጿաрсазፕсωγ տ շեκըσиσխцо էрацаμаб αсևдриጨ ги ез гኅсуጁε ጨሪуጨቧዷе ըፂοጹωкሷтвο. ዘв ащимоτе хрեሶиλեб ኟе հогоምևкፋжፄ емеглιτա аልዧтопիሒև ካ ጪዞупθцевре эчаնа εቂեтвοրувሴ λуሼ аչէηθ гоնа պ αճխኆըри ξը ιጭувоճυтр ዩ աб пա ճузвобիգጎ. . Stephen R. Covey Sık sık eleştiriler alıyorum. Bu beni çok mutlu ediyor. Demek ki ilgi var. Demek ki okunuyor. Bu gün iki eleştiriye bir miktar açıklık getireceğim. Birincisi akademik, ikincisi hukuki; İki özet öncesi tam seçimlerden önce “Bu da geçer yahu” yazmıştım. Pek çok dostum; “Bu da geçer Ya Hû” olacak diye itiraz ettiler. Haklılar, öyle kullanımı çok yaygın ama; Rumca’da başlayan, “Kafto Ta Perasi” olan Selçuklular’da Farslaşıp “İn Niz Begzered” e dönen bu deyim, özünde ulu tanrıya değil, kişinin kendi kendine söylediği bir söz. İkinci eleştiri, benim zaman zaman özetler için büyük desteğini aldığım çok değerli dostları referans göstermemem ile ilgili. Dostlarım, Türkiye’de mevcut bir telif yasası var. Bazı hukukçulara göre benim bu yaptığım suç. Cezası da 3 yıl hapis. Şimdiye kadar Türkiye’de iki yayın evinden mahkeme tehdidi aldım. Şahsım için hiç umurumda değil, ama kimseyi de riske atmaya hakkım yok. Ben kendilerine sizler adına binlerce kere teşekkür ediyorum. Merak etmeyin. 3. alternatifi yolladığım birkaç günü takiben ilginç bir şeyle karşılaştım. Covey’in başyapıtı olan, 20 yıl önce yazılmış 24 milyon satmış. 30 dile tercüme edilmiş. “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” isimli kitabını pek çok kişi duymamış bile. Bunun bir kısmının yaşı tutmuyor, gerisi de zaten okuma özürlü. 20 yıl sonra sizlere Bir değerli kişinin izni ile bu kitabın özetini yolluyorum. En içten sevgi ve saygılarımla, Uğur Yüce Categories Bu Özeti Paylaş
Paradigma Dünyayı nasıl gördüğümüzdür, gördüklerimizi zaten "bildiklerimizle" eşleyerek anlamlandırırız. Bu algı o denli güçlüdür ki sıklıkla sorgulamayız bile.. Paradigmalar algımızı, duyularımızı, davranışlarımızı ve ilişkilerimizi şekillendirir. Paradigmanın iyisi, kötüsü yoktur sadece farklı olanı vardır. Paradigma değişimi aniden olmaz, zamana yayılır ve "haşlanmış kurbağa" meselindeki gibi bazılarımızı gafil avlar. Prensip - Pratik - Değer Prensipler yaşadığımız, iş yaptığımız çevreyi belirler. Bu çevrenin haritasına değerler diyoruz. Pratikler anlık aksiyonlardır, bir durumdaki pratik başka bir duruma uymayabilir, haritadaki yerinize göre sonucunuz da değişebilir. Değerlerimizi ve prensiplerimizi paradigmamızla ne kadar uyumlu hale getirebilirsek o kadar kullanışlı olacaktır. Dolayısıyla değişimin kaynağı kendimizdir, içten dışa doğru değişmeliyiz. Alışkanlıklar Önemlidir, güçlüdür çünkü tekrar ederler, kendiliğinden ve üzerinde düşünmeden gerçekleşirler. Alışkanlıklar bilgi, yetenek vasıf ve arzunun kesişimidir. Bilgi - niçin sorusunun cevabıdır. Vasıf - nasıl sorusunun cevabıdır. Arzu - motivasyonun kaynağıdır. Mutluluk Bugün için yapmak istediklerimiz var. Yarın gelecek için de yapılması gerekenler var ve bunlar her zaman bugünkülerle uyumlu değil. Örneğin şimdi sinemaya gitmek istiyorum ama aslında oturup 3 ay sonraki sınav için ders çalışmam lâzım. Mutluluk yarın yapılması gerekenler için bugün yapılacaklardan vazgeçebilme arzu ve becerisidir. 7 Alışkanlık Bir seferlik fotoğraf değil, bir film gibi sürekliliktir. Bağımlılıktan SEN senin yüzünden, senin sayende bağımsızlığa BEN yapabilirim, seçebilirim, yeterliyim, sorumluyum ve sonra da bağlılığa BİZ yapabiliriz, paylaşabiliriz, beraber çalışabiliriz doğru yolculuktur. İlk 3 alışkanlık kişisel zaferlerdir, sizi bireysel özgürlüğünüze taşır. Etki Çemberindekilerdir. Sonraki 3 alışkanlık kamu zaferidir, sizi takım çalışmasına taşır. İlgi Çemberindekilerdir. Son alışkanlık ataletten korunmak ve sürekli gelişmek içindir. Etkinlik dengedir Üretilenlerle altın yumurtalar üretim kapasitesinin altın yumurtlayan tavuk dengesidir. Kapasitenin bileşenleri fiziki, mali ve beşeridir. Kişisel Zaferler 1. Alışkanlık Proaktif olun Sanıldığının aksine medyumluk değildir. Değişen şartlar karşısında değişme sorumluluğunu gönüllü olarak kabullenmek ve bunu başarmaktır. Duygulara değil, değerlere bağlıdır. Reaktif insanlar gibi çevrelerinden etkilenmezler. Bekleyip mağdur olmak yerine mücadele ederler. Konuşmalarında "sorumluluk bende" teması hissedilir. İçiçe iki çember düşünün. İçteki Etki Çemberinizdir, değiştirmeye gücünüzün yettikleri buradadır. Dıştaki İlgi Çemberinizdir, sizi ilgilendirecek kadar yakınınızdaki olaylar buradadır. Örneğin Venezuella' daki deprem sizi çok ilgilendirmez. Proaktiflerin odağı Etki Çemberidir. Çabaları bu çemberin alanını dıştakine doğru büyütür. Cümleler "yapacağım, olacağım, istiyorum..." gibidir. Reaktiflerin odağı İlgi Çemberidir, mağdurdurlar, pasiftirler, İlgi çemberinin alanı içtekinin aleyhine büyür. Cümleler şartlıdır, "... olursa ... yapacağım, .... biterse ... geleceğim" gibidir. Eylemlerimizi seçme özgürlüğümüz vardır ancak eylemlerimizin sonuçlarını seçemeyiz, katlanırız. Sonucunu düşünerek başlayın Hedefiniz olsun. Yanlış yönde gidiyorsanız ne kadar hızlı gitmeye gayret ederseniz edin, yine de hedefe ulaşamazsınız. Her şey iki defa yaratılır Önce zihninizde canlandırırsınız, planlarsınız, sonra da gerçekleştirirsiniz. Yönetim sol beyin, analitik işleri doğru yapmaktır, Liderlik sağ beyin, sanat, felsefe doğru işleri yapmaktır. Sıklıkla daha değerlerimizi netleştirmeden işleri yapmaya başlarız. Roundu kazanırız ama maçı kaybedebiliriz. Sürekli değişen dünyaya dayanabilmek için içimizde değişmeden kalan ve bizi biz yapan bir değer silsilesi olmalıdır, dahası bunu kendimize açıkça ifade edebilmeliyiz. Öncelikleri doğru belirleyin Disiplinli zaman yönetimidir. Gündeminizi dört dilime ayırın. Dilim I Önemli ve Acil Krizler, terminli işler, ... Dilim II Önemli ve Acil Değil Bilgisayar işleri, önleme çalışmaları, planlama, ferahlama, ... Dilim III Önemsiz ve Acil gelen aramalar, postalar, ziyaretçiler, popüler işler, talimatlı işler, ... Dilim IV Önemsiz ve Acil Değil geriye kalan her şey Zamanını Dilim III ve IV ile harcayanlar sorumsuz hayatlar yaşıyorlardır. Etkin insanlar zamanlarının çoğunu Dilim II de geçirirler, proaktiflerdir, sorunlardan kaçınırlar. Onlar sorun değil, fırsat odaklıdırlar. İşlerde verim, insanlarda etkinlik söz konusudur. Hedeflerle yönetimde sayısal sonuçlar ön plana çıkar. Bunun tutabilmesi için iş veren ile iş gören arasında tam mutabakat sağlanmalıdır, dikte edilemez. Kamu Zaferleri Önce kişisel zaferler kazanılmalıdır, sonra kamu zaferleri.. Emeklemeden, yürünmez. Ana kural "sana yapılmasını istemediğini, başkasına yap" şeklindedir. Kazan / Kazan düşün Bu bir teknik değil, felsefedir. Olasılıklar kazan/kazan, kazan/kaybet, kaybet/kazan, kaybet/kaybet, kazan, kazan/kazan veya asla.. kazan/kazan işbirlikçidir, herkes memnundur, yaratıcıdır. kazan/kaybet yarışma kültürüdür, yenmeye odaklıdır, akademide yaygındır, ilişkileri zedeler. kaybet/kazan zayıf insanlara özgüdür, mağdurlardır, razı olurlar, vizyon yoktur. kaybet/kaybet her iki tarafa da zarar verir kazan istediğini aldıktan sonra diğerlerine ne olduğuyla ilgilenmez, sorumsuz bir tavırdır. kazan/kazan veya asla herkesin kazanabilmesi için ısrar etmektir. Kıtlık değil bolluk mentalitesi vardır. kazan/kazan felsefesi talimatla uygulanamaz. Özendirilmelidir, gönüllü kabul gerekir. Önce anla, sonra anlaşılmayı bekle Okullarda okumayı, yazmayı, konuşmayı öğreniyoruz ama kimse bize dinlemeyi öğretmiyor. Uyanık olduğumuz saatlerin büyük kısmında iletişim halindeyiz ve dinlemek iletişimin önemli bir parçasıdır. Dinlemek dört seviyelidir hiç dinlemeyiz - diğerini yok saymaktır dinler gibi yaparız - rol yapmaktır, aslında dinlemeyiz seçerek dinleriz - paradigmamıza uyanları seçeriz, mesaj tam olarak alınmaz dikkatli dinleriz - kelimelere özen gösteririz empatik dinleriz - pek nadirdir, diğerinin gözünden görmeye, anlamaya çalışırız. Sempatiyle karıştırmayın, beğenmek zorunda değiliz. İletişimin %10 u kelimelerdir, %30 u çıkardığımız sesin tınısıdır, %60 ı beden dilimizdir. Teşhis olmadan tedavi olmaz. Dinlerseniz, öğrenebilirsiniz. Sinerjik olun Bütünün, parçaların toplamından fazla olmasıdır. Doğada yaygındır, her yerdedir. Prensip merkezli liderlik gerektirir. Kazan/kazan çözümlerdeki yaratıcılık ile sinerji yakından ilişkilidir. Farklılıkları zenginlik olarak görün, kazanarak çözümlemeye çalışın. Sürekli geliştirin Atalet düşmandır. Geldiğiniz seviye yoldaki duraklardan biridir, daha iyisini yapabilirsiniz. Fiziksel boyut dayanıklılık, esneklik, güç için fiziksel aktiviteye zaman ayırın. Zihninizi açtığını göreceksiniz. Manevi boyut iyi müzik, iyi kitaplar, biraz huzur, ibadet iyi gelecektir. Zihni boyut Okumayanla, okuyamayan arasında fark yoktur. Televizyonla harcanan zamanı sınırlayın. Günlük tutun, planlar yapın, seçtiğiniz bir konuda uzmanlık sağlayacak şekilde okuyun. Sosyal/duygusal boyut Ailenize zaman ayırın, içinde yaşadığınız toplumla ilgilenin. Gönüllü çalışın. Hayatınızda dengeyi gözetin. Sürekli iyileştirin.
Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı Birinci Bölüm Paradigmalar ve İlkeler İçten Dışa Kişilik ve Karakter Etiği Başarının temeli olarak gösterilen “karakter etiği” kavramı dürüstlük, alçakgönüllülük, bağlılık, ölçülülük, cesaret, sabır, çalışkanlık, yalınlık vs. zamanla yerini birinci dünya savaşından sonra “kişilik etiği” kavramına bıraktı. Böylece başarı daha çok, kişiliğin toplumdaki imajın, tavır ve davranışların, insanlar arası etkileşim sürecini kolaylaştıran beceri ve tekniklerin sonucunda elde edilir oldu. Bu ise insanları güçlü görünmeye ve başkalarını sindirmeye teşvik ediyordu. Paradigmanın Gücü Paradigma kişinin dünya görüşü nü belirler, bir kuram, bir açıklama ya da başka bir şeyin modelidir. Paradigmalarımız hayatımızı yönetir, ilişkilerimizde belirleyici ve yönlendirici güç oluşturur. “kişilik etiği” ile oluşturulmuş paradigmalar ise baştan sakat yapıdadırlar. Sorunun temeline inmez, yüzeysel kazanımlar elde etmek isterler. Paradigma Değişiminin Gücü Paradigma değişimi terimini ilk kez Thomas Kuhn kullanmıştır. Ona göre bilimsel alandaki her önemli atılım öncelikle gelenekler ve eski paradigmalardan kurtularak başarılmıştır. Kişilik etiğiyle haftalarca, aylaca ve yıllarca uğraşıp tutum ve davranışlarımızı değiştirmeye çalışsak bile, her şeyi farklı bir biçimde gördüğümüz zaman kendiliğinden olan o değişiklik olgusuna yaklaşamayabiliriz. Hayatımızda önemli değişiklikler yapmak istiyorsak, o zaman temel paradigmalarımız üzerinde çalışmalıyız. İlke Merkezli Paradigma karakter etiğinin temelinde şu düşünce yatar. Etkili olmayı yöneten ilkeler vardır. Bunlar tıpkı fiziksel boyuttaki yerçekimi yasası kadar gerçek, değişmez ve tartışılmaz biçimde var olan doğal yasalardır. Gelişim ve Değişim İlkeleri Kişilik etiğinin parlaklığı ve çekiciliğinin nedeni şudur Kişisel açıdan etkili olmayı ve başkalarıyla derin ilişkiler kurmayı sağlayan çalışma ve gelişme gibi doğal süreçlerden geçmeden, nitelikli bir yaşam kurmaya yarayan bir yöntem olduğu sanılır. Kişilik etiği aldatıcı ve düşseldir. Ancak karşılaştığımız önemli sorunlar, onları yarattığımız zamanki düşünce düzeyiyle çözülemez. Kişilik etiğinin yol açtığı sorunları çözmek için temelinde etkili insanın ve etkileşim alanını doğru biçimde tanımlayan ilkeler bulunan bir paradigmaya ihtiyaç vardır. “Etkili insanların 7 alışkanlığı” da bu yeni düşünce düzeyi üzerinedir. Yedi Alışkanlık Genel Bakış Karakterimiz temelde alışkanlıklarımızdan oluşur. Burada alışkanlığı bilgi, beceri ve arzunun kesişmesi olarak tanımlayacağız. Bilgi kuramsal paradigmadır. Ne yapmalı; neden. Beceri; nasıl yapmalı. Arzu ise dürtüdür; yapma isteği. Bir şeyi alışkanlık haline getirmek istiyorsak, bu üçüne de sahip olmalıyız. Sürekli Olgunlaşma Modeli Olgunluk denilen süredurum içinde bağımlılık, sen paradigmasıdır. Bağımsızlık ben paradigmasıdır. Karşılıklı bağımlılık biz paradigmasıdır. Bağımlı insanların istediklerini elde edebilmeleri için başkalarına gereksinimleri vardır. Bağımsız insanlar istediklerini kendi çabalarıyla elde ederler. Karşılıklı bağımlı insanlar kendi çabalarını diğerlerininkilerle birleştirerek en büyük başarılara erişirler. Bu sebepten dolayı kişi öncelikle özel zafer kazanmaya, daha sonra genel zaferlere ulaşmaya çalışmalıdır. Etkili Olmanın Tanımı Bu yedi alışkanlık “etkili olma” alışkanlıklarıdır. Bunlar ayrıca insanı etkili kılan alışkanlıklardır, çünkü doğal bir yasayla uyum içinde olan bir etkililik paradigmasına dayanırlar. Bu kısaca Ü/ÜY dengesi diye tanımlanabilir. Yani gerçek etki, iki şeyin işlevidir Üretilen şey ve Üretim Yeteneği. Etkili olmak dengeli olmaya bağlıdır. İkinci Bölüm Özel Zafer Proaktif Ol Kişisel Vizyon İlkeleri İnsanlarda “özbilinç” bulunur. Bu, kendi zihinsel sürecini düşünebilme yeteneğidir. İnsanların dünyadaki her şeye egemen olmalarının, kuşaktan kuşağa önemli gelişmeler göstermelerinin nedeni budur. Özbilincimiz, dışarıdan bakıp kendimizi nasıl gördüğümüzü, yani, etkili olmanın en temel paradigması olan kendi paradigmamızı incelememizi sağlar. Aslında kendimizi nasıl gördüğümüzü hesaba katmadıkça, diğerlerinin kendilerini ve dünyalarını nasıl gördüklerini, bu konuda neler hissettiklerini anlayamayız. Sosyal Ayna Geçerli olan toplumsal paradigmanın yansıması bizim daha çok koşullandırılma ve koşullar tarafından şekillendirildiğimizi söylüyor. Aslında insan doğasını açıklayan üç determinizm belirleyicilik kuramı vardır genetik determinizm, psişik determinizm, çevresel determinizm. Temel düşünce ise şudur. Bizler belirli bir dürtüye, belirli bir tepki verecek biçimde koşullandırılıyoruz. Dürtüyle Tepki Arası Dürtüyle tepki arasında insanın seçme özgürlüğü bulunur. Bu seçme özgürlüğü; hayal gücünü, özbilinci, vicdanı ve özgür iradeyi kapsar. Proaktivite’nin Tanımı İnsan olarak, kendi yaşamlarımızdan sorumlu olduğumuzu ifade eder. Yaşamlarımız bir koşullandırma ve koşullar işleviyse, bunun nedeni, bilinçli bir kararla ya da ihmal sonucu kendi denetimimizi bu etkenlere teslim etmeyi seçmiş olmamızdır. Bu tür bir seçim yaptığımızda reaktif tepkisel oluruz. Reaktif insanlar toplumsal çevrelerinden etkilenirler. İnisiyatifi Ele Almak Olayların gelişimindeki sorumluluğumuzu kabullenmek anlamına gelir. İlgi Alanı / Etki Alanı Kendi proaktivite derecemizi daha iyi kavramak için mükemmel bir yol da, zaman ve enerjimizin odak noktasına bakmaktır. Hepimiz bir dizi şeyle ilgileniriz, bunları zihinsel ya da duygusal açıdan bizim için önem taşımayan şeylerden, bir “ilgi alanı” yaratarak ayırabiliriz. İlgi alanımızın içinde yer alanlara bakarken bazı şeylerin gerçekten denetimimiz dışında olduğunu görürüz. Diğerleri için ise bir şeyler yapabiliriz. Bu ikincileri daha küçük bir “etki alanı” içine alarak tanımlayabiliriz. Proaktif insanlar çabalarının odak noktası olarak etki alanlarını seçerler. Enerjilerinin doğası pozitiftir. Büyüyen ve mükemmelleşen enerjileri, etki alanını da genişletir. İlgi alanımızın içinde çalıştığımız sürece, oradaki şeylerin bizi denetlemesine izin veririz. Pozitif bir değişiklik yapmak için gerekli olan proaktif inisiyatifi ele almamış oluruz. Dolaysız ve Dolaylı Denetim ile Denetimsizlik Karşılaştığımız sorunlar şu üç gruptan birine girer Dolaysız denetim kendi davranışlarımızla ilgili sorunlar, dolaylı denetim başkalarının davranışlarıyla ilgili sorunlar ya da denetimsizlik hiçbir şey yapamayacağımız sorunlar. Proaktif yaklaşım üç tür sorunun da güncel etki alanımızın içinde çözümlenmesi konusunda ilk adımı sağlar. Bir sorun ister dolaysız, ister dolaylı ya da denetimsiz olsun çözüme giden ilk adım, alışkanlıklarımızı, etki yöntemlerimizi, denetim dışı sorunlara bakış açımızı değiştirmektir. Bunların tümü etki alanımızın içindedir. “Olsaydı”lar ve “Olabilirim”ler İlgimizin hangi dairenin içinde olduğuna karar vermenin bir yolu da olsaydı’larla olabilirim’leri birbirinden ayırt etmektir. İlgi alanı olsaydı’larla doludur, buna karşı etki alanında olabilirim’ler bulunur. Sorunun dışarıda olduğunu düşünüyorsak, asıl sorun bu düşüncedir. Böylece dış etkenlere bizi denetleme yetkisini vermiş oluruz. Değişim paradigması “dışarıdan içeriye”dir. Bizim değişmemiz için önce dışarının değişmesi gerekir. Ancak proaktif yaklaşım “içten dışa” değişimi savunur. Farklı olmak ve farklı olarak dışarıdaki etkeni olumlu yönde değiştirmeyi güder. Değneğin Diğer Ucu Davranışlarımızı ilkeler yönetir. Bunlarla uyum içinde yaşamak olumlu neticeler doğurur, bu ilkeleri çiğnemek ise olumsuz sonuçlara neden olur. Herhangi bir duruma vereceğimiz tepkiyi vermekte özgürüz. Ancak bunu yaparken tepkimizi izleyecek sonucu da kabul etmiş oluruz. “Bir değneği ucundan tutup kaldırdığımızda, diğer ucunu da kaldırmış oluruz.” Bir hataya proaktif yaklaşım, hatayı hemen kabul etmek, düzeltmek ve ondan ders almaktır. Bu, başarısızlığı gerçekten başarıya dönüştürür. Hatalarımızı hemen kabullenip, onları düzeltmek çok önemlidir. Bunu yaparsak, o bir sonraki an üzerinde hiçbir etkileri olamaz. Biz de tekrar güçleniriz. Söz Vermek ve Sözüne Bağlı Kalmak etki alanımızın tam ortasında söz verip vaat etme ve verdiğimizi sözler bağlı kalma yeteneğimizi yer alır. Sözler verip bağlı kaldıkça, bunlar önemsiz bile olsa, bir iç dürüstlük sergilemeye başlarız. Bu bize özdenetim bilinciyle birlikte, kendi yaşamımız konusunda daha fazla sorumluluk yüklenme cesareti ve gücünü verir. 2. Alışkanlık Sonunu Düşünerek İşe Başla Kişisel liderlik ilkeleri “Sonunu düşünerek işe başlama”nın en temel uygulaması; bugüne, yaşamın sonunun bir hayali sahnesi ya da paradigmasıyla başlamaktır. Bunu, başka her şeyin tartıldığı bir ölçüt ya da değer yargıları haline sokmaktır. Böylece yaşamın her günü, bir bütün olarak yaşantıyla ilgili uzak görüşe vizyona anlamlı bir katkıda bulunur. Önemli şeyler hakkında yapacaklarımızın gerçekten etkili olması için, sonunu düşünüp işe öyle başlamalıyız. “Sonunu düşünerek işe başla”, her şey iki defa yaratılmıştır ilkesine dayanır. İlk ya da zihinsel yaratım ve ikinci ya da fiziksel yaratım. Bu her şey için geçerlidir. Örneğin bir ev yapımı hakkında, önce evin taslağı, planı çıkartılır, sonra imar aşamasına geçilir. Sonunu düşünerek işe başlama derecesi, başarılı bir iş yaratıp yaratılmayacağını belirler. İki yaratım ilkesini anlar ve her ikisinin sorumluluğunu da üstlenirsek, etki alanı içinde hareket eder ve bu alanın sınırlarını genişletiriz. Kişisel yaşantımızda özbilincimizi geliştiremez ve ilk yaratımların sorumluluğunu üstlenemezsek, bu ihmalimiz yüzünden Etki Alanımızın dışındaki diğer insanlara ve koşullara, yaşantımızın önemli bir bölümünü biçimlendirme yetkisini vermiş oluruz. Bizler ya kendi proaktif modelimizin ikinci yaratımı ya da başkalarının programların, koşullarının ya da eski alışkanlıkların ikinci yaratımı oluruz. Liderlik ve Yönetim; İki Yaratım 2. Alışkanlığın temelinde kişisel liderlik ilkeleri vardır. Bu, liderliğin ilk yaratım olduğu anlamına gelir. Liderlik, yöneticilik değildir. Yöneticilik ikinci yaratımdır. Yöneticilik işleri doğru dürüst yapmaktır. Liderlik ise doğru olanı yapmaktır. Yeni Senaryo Kendinizin Birinci Yaratıcısı Olmak Daha önce de açıklandığı gibi, proaktivite, insanlar özgü bir yeti olan özbilince dayanır. Buna ek olarak, proaktivitemizi genişletmemizi ve yaşamımızda liderlik yapmamızı sağlayan, yine insanlara özgü iki eşsiz yeti ise hayal gücü ve vicdandır. Hayal gücümüzden yararlanarak en derin değerlerimize ve bu değerlere anlam kazandıran doğru ilkelere uyan daha etkili yeni senaryolar üretmek bizim sorumluluğumuzdur. Ayrıca vicdan sahibi olduğumuz için uyguladığımız senaryoların uyumsuzluğunu fark edip değişim yaratabiliriz. Kişisel Misyon Bildirimi Sonunu düşünerek işe başlamayla ilgili en etkili yol, bir kişisel misyon bildirimi, felsefesi ya da inancı geliştirmektir. Burada odak noktası, ne olmak istediğiniz karakter ve ne yapmak istediğiniz katkı ve başarılar ile olmanın ve yapmanın temelindeki değerler ya da ilkelerdir. Kişisel bir misyon bildirimi yazmak için, en temel paradigmalarımızı kapsayan Etki Alanımızın merkez noktasından, dünyaya bakış açımızı oluşturan o mercekten bakmamız gerekir. Yaşantımızın merkezindeki herhangi bir şey, güvenlik, rehberlik, bilgelik ve gücümüzün kaynağını oluşturur. Bu dört etken; yani güvenlik, rehberlik, bilgelik ve güç birbirlerine bağımlıdır. Bu dört etken bir arada bulunduğu, birbirini canlandırdığı ve uyum sağladığı zaman soylu bir kişiliğin, dengeli bir karakterin, mükemmel bir şekilde bütünleşmiş bir insanın müthiş gücünü yaratır. Alternatif Merkezler Hereksin bir merkezi vardır, ama genelde bunun tam olarak farkında olmayız. İnsanların sahip oldukları tipik merkezler ise şunlardır Eş-merkezlilik, Aile-merkezlilik, Para-merkezlilik, Mülkiyet-merkezlilik, Zevk-merkezlilik, Dost/Düşman-merkezlilik, Din-merkezlilik, Ben-merkezlilik Bir İlke Merkezi Yaşamımızın merkezini doğru ilkeler üstüne oturtursak, yaşamı destekleyen dört etkenin gelişmesi için sağlam bir temel de yaratmış oluruz. Yaşamın merkezine, zaman aşımına uğramayan, değişmeyen ilkeleri yerleştirirsek, etkili Yaşamın temel paradigmasını yaratmış oluruz. Bu merkez diğer merkezlerin tümünü bir perspektife yerleştirir. Beynin Tamamını Kullanmak Temelde sol yarım küre daha çok mantık ve konuşmayla ilgilenir. Sağ yarım kürenin ise sezgileri güçlüdür ve yaratıcı olan da odur. Sol analizciyken sağ sentezcidir. Beynin egemenliği kuramını bir model olarak kullanırsak, yaratım gücü olan sağ beynimizin, ilk yaratımızın niteliğini de etkileyeceği açıklık kazanır. Sağ beynimizin kapasitesinden ne kadar yararlanırsak, hayal etme, sentez yapma ve zamanı ve mevcut koşulları aşabilme, ne olmak ve ne yapmak istediğimizle ilgili üç boyutlu bir resim yaratabilme gücümüz de o kadar artacaktır. Bunun yöntemleri ise “görüş açısını genişletmek” ve “gözünüzde canlandırma ve onaylama”dır. Rolleri ve Hedefleri Tanımlamak Herkes yaşamında bir sürü rol üstlenir; değişik alanların ve yeteneklerin sorumluluğunu alır üstüne. Misyon bildiriminin kişinin yaşamındaki önemli roller göz önünde tutularak yazılması kişiye denge ve uyum sağlar. Roller teker teker belirginleşir. Bunlar sık sık gözden geçirilir. Böylece kişi kendini bir role kaptırıp yaşamındaki aynı derecede hatta daha önemli rolleri unutmaz. Roller ve hedefler kişisel misyonu yapılandırıp düzenli bir biçimde yönlendirir. Kişisel misyon bildirimleri, aileler ve kurumlar için de hazırlanabilir. 3. Alışkanlık Önemli İşlere Öncelik Ver Kişisel yönetim ilkeleri 3. Alışkanlık, 1. ve 2. Alışkanlıkların kişisel meyvesi, pratikte gerçekleşmesidir. “yaratıcı sensin, yönetim sende” der. Bunun temelinde insanlara özgü doğuştan gelen dört özel yeti bulunur Hayal gücü, vicdan, özgür irade ve özbilinç. ilk ya da zihinsel yaratımdır. Temelinde ise hayal gücü, yani gözümüzün önüne getirebilme, birikimi sezebilme, şu anda gözlerimizle göremediğimiz şeyi beynimizde yaratabilme yetisi; ve vicdan, yani kendi benzersizliğimizi fark edebilme ve bunu büyük bir mutlulukla gerçekleştirebileceğimiz kişisel, ahlaksal ve dürüstlükle ilgili rehberlikleri ayırt edebilme yetisi bulunur. O halde 3. Alışkanlık, ikinci yani fiziksel yaratımdır. 1. ve 2. Alışkanlıkların gerçekleşmesi, harekete geçmesi ve doğal olarak ortaya çıkmasıdır. Özgür iradenin, merkeze ilkelerin yerleştirilmesi için kullanılmasıdır. Bunu gece gündüz, her an yapmaktır. Özgür irade, etkili özyönetimi tam anlamıyla olası kılar. Bu; karar verme, seçim yapma ve bunlara uygun davranabilmektir. Etkili yönetim, önemli işler öncelik vermektir. Önemli işlerin neler olduğuna liderler karar verir. Ama bunların günbegün öncelikli olarak gerçekleşmesini sağlayan yöneticilerdir. Yönetim disiplindir, kararları uygulamaktır. Kendinizi etkili bir biçimde yönetebiliyorsanız, disiplin de içinizden gelir. II. Kare Bir etkinliği tanımlayan iki etken aciliyet ve önemdir. Aciliyet bir şeyle hemen ilgilenilmesi gerektiğini açıklar. Diğer taraftan önemliliğin sonuçlarla ilgisi vardır. Bir şey önemliyse, görevinize, değerlerinize, öncelikli hedeflerinize katkıda bulunur. Önemli konulara tepki gösteririz. Acil olmayan önemli işler daha fazla inisiyatif, daha fazla proaktivite gerektirir. Bir zaman tablosu oluşturarak işleri, önemli-önemsiz, acil-acil olmayan şeklinde bölebiliriz. Buna göre acil-önemli işler acil olmayan-önemi işler acil-önemsiz işler acil olmayan-önemsiz işler ise 4. kareye dahil edilebilir. 2. kare kişisel yönetimin kalbidir. İlişkileri geliştirmek, kişisel misyon bildirimi yazmak, uzun vadeli planlar yapmak, alıştırmalar, önleyici bakım, hazırlık yapılması gerektiğini bildiğimiz ama acil olmadıkları için nedense ender olarak ilgilendiğimiz konuları içerir. 2. kare için gereken zaman başlangıçta 3. ve 4. kareden alınmalıdır. Bunun için de bazı etkinliklere ve acil olan sorunlara hayır demeyi öğrenmek gerekir. yönetiminin amacı, yaşamlarımızı etkili bir biçime yönlendirmektir. Bunu , bir ilke merkezinden ve kişisel misyonumuzu bilerek yapmamızı sağlar. 2. karede işleri örgütleyen birinin, altı ölçütle tanışması gerekir. Bunlar tutarlılık, denge, odağı, insan boyutu, esneklik ve taşınırlıktır. 2. kare etkinliklerinin düzenlenmesi dört temel etkinliği içerir. Bunlar Rolleri tanımlama, hedef seçme, programlama, gündelik uyumdur. Yetki Vermek Ü ve ÜY’yi Arttırmak bütün yaptıklarımızı, zamana ya da insanlara yetki vererek başarırız. Zamana yetki veriyorsak verimliliği, başka kişilere yetki veriyorsak da etkili olmayı düşünüyoruz demektir. Temelde iki yetki verme yöntemi vardır. “Emireri yetkisi vermek” ve “kaptanlık yetkisi vermek”. Emireri yetkisi “şuraya git, şunu yap, bunu getir vs.” tipinde yetkilendirmektir. Kaptanlık yetkisi vermek ise beş alandaki beklentiler bakımından peşinen karşılıklı anlayış ve bağlılığı gerektirir İstenilen sonuçlar, kılavuzlar, kaynaklar, hesap verme sorumluluğu, sonuçlar. Yetkilerin etkili bir biçimde devri, belki de etkili yöneticiliğin en iyi belirtisidir. Çünkü bu hem kişisel hem de kurumsal gelişimin temelini oluşturur. Üçüncü Bölüm Genel Zafer Karşılıklı Bağımlılık Paradigmaları Duygusal Banka Hesabı Bir ilişki içindeki güven oranını belirleyen bir benzetmedir. Bu, başka bir insanın yanında kendinizi emniyette hissetmenizdir. Güven hesabı kabarık olduğu zaman, iletişim rahat, çabuk ve etkili olur. Duygusal banka hesabını oluşturan altı önemli yatırım önerilmektedir. Bunlar Kişiyi anlamak, küçük şeylerle ilgilenmek, verilen sözleri tutmak, beklentileri belirginleştirmek, kişisel bütünlük dürüstlük, hesaptan çektiğiniz zaman özür dilemek. 4. Alışkanlık “Kazan/ Kazan” Diye düşün Kişiler Arası Liderlik İlkeleri İnsan Etkileşimiyle İlgili Altı Paradigma Kazan/kazan bir teknik değildir. Bu, insanlar arasındaki etkileşimle ilgili bütüncül bir felsefedir. Aslında insanların birbirleriyle olan ilişkilerinin altı paradigmasından biridir. Diğer paradigmalar şunlardır Kazan/Kaybet, Kaybet/Kazan, Kaybet/Kaybet, Kazan, Kazan/Kazan ya da Anlaşma Yok. Kazan/Kazan, anlaşma ya da çözümlerin karşılıklı yarar ve hoşnutluk sağlaması anlamına gelir. Liderlik tarzı bakımından Kazan/Kaybet, otoriter bir yaklaşımdır, bu paradigmaya sahip insanla, istediklerini elde etmek için konum, güç, kimlik, varlık ya da kişiliklerden yararlanırlar. Pazarlıklarda Kaybet/Kazan, teslim olma, boyun eğme ya da vazgeçme gibi görünür. Liderlik tarzında ise bu fazla hoşgörü, gevşeklik demektir. İki Kazan/Kaybet tipi bir araya geldiğinde sonuç Kaybet/Kaybet olur. Kazan zihniyetli bir insan her şeye kendi çıkarları açısından bakar. Başkalarını da kendi başlarının çaresine bakmaya bırakır. Anlaşma Yok ise temelde şu anlama gelir İkimizin de işine yarayacak bir çözüm bulamıyorsak, anlaşma yapmamak konusunda dostça anlaşırız. Bu paradigmalar arasında en etkili yöntemler Kazan/Kazan ve Anlaşma Yok’tur. Bu yöntemler kişilere duygusal özgürlük sağlar. Kazan/Kazan’ın Beş Boyutu Karakter karakter Kazan/Kazanın temelidir ve geride kalan her şey bu temelin üstüne kurulur. Kazan/Kazan paradigması için gerekli üç karakter özelliği vardır dürüstlük, olgunluk, bolluk zihniyeti yani her şeyden herkes için yeterince olduğu paradigması İlişkiler Karakter temelinin üzerine Kazan/Kazan ilişkilerini kurar ve onları sürdürürüz. Anlaşmalar İlişkilerden, Kazan/Kazan’ı tanımlayan ve yönlendiren anlaşmalar doğar. Kazan/kazan anlaşmasında beş unsur açıkça belirtilir amaçlar, kurallar, kaynaklar, sorumluluk, sonuçlar. Kazan/Kazan performans anlaşmalarını yaratmak için yaşamsal paradigma değişimleri gerekir. Odak noktası sonuçlardır, yöntemler değil. Bu anlaşmalarda neticeler, baştaki kimsenin keyfi bir biçimde verdiği ödül ya da ceza olmaktan çıkar. Performansın doğal bir sonucu halini alır. Temelde yöneticiler ya da anne ve babalar tarafından denetlenebilecek dört tür netice ödüller ve cezalar vardır. Bunlar Maddi neticeler, manevi neticeler, fırsat ve sorumluluk. Sistemler Kazan/Kazan ancak sistemlerin kendisini desteklediği bir kurum içinde yaşayabilir. Kazan/Kazan görüşmesi yapıp, Kazan/ Kaybet’i ödüllendirirseniz, başarısızlığa uğrayan bir program kalır elinizde. Kazan/Kazan’ın etkili olması için sistemlerin onu desteklemesi gerekir. Eğitim sistemi, planlama sistemi, iletişim sistemi, bütçe sistemi, bilgilendirme sistemi, ücret sistemi; bunların tümünün Kazan/Kazan ilkesi temeline dayandırılması gerekir. Süreçler Sonuçlara ulaşmak için dört aşamalı bir süreçten geçilmesi önerilir. 5. Alışkanlık Önce Anlamaya Çalış Sonra Anlaşılmaya Empatik iletişim ilkeleri İnsanlar arası iletişim alışkanlığında gerçekten etkili olmak istiyorsanız, bunu sadece teknikle başaramazsınız. Açık yüreklilik ve güven sağlayan bir karakter temeli üzerine, empatiyle dinleme becerisini yerleştirmelisiniz. Yürekler arası alışverişi sağlamak için de duygusal banka hesapları yaratmalısınız. Empatiyle Dinlemek “Önce anlamaya çalış” ilkesi çok esaslı bir paradigma değişimi gerektirir. Genellikle, önce anlaşılmak isteriz. Çoğu insan karşısındakini anlamak değil, yanıtlamak amacıyla dinler. Çoğumuz, kendi özyaşam öykümüzle ve haklı olduğumuz düşüncesiyle dolu oluruz. Empatiyle dinlemekten kastedilen, anlama niyetiyle dinlemektir. Empatiyle dinlemenin özü, karşınızdakiyle aynı fikirde olmanız değildir. Onu tam anlamıyla, derinlemesine, hem duygusal, hem de zihinsel açıdan anlamanızdır. Doğru yargıya varmanın anahtarı anlayıştır. Önyargılı bir insan hiçbir zaman tam olarak anlayamaz.. önce anlamaya çalışmak, yaşamın bütün alanlarında belirgin olan doğru, geniş kapsamlı, ortak paydalı bir ilkedir. Ama en güçlü olduğu alan, insanlar arası ilişkilerdir. Dört Otobiyografik Karşılık Otobiyografik tarzda dinlediğimiz için, şu dört karşılıktan birini seçme eğilimimiz vardır. “Değerlendiririz”, ya kabul ederiz ya da etmeyiz. “Sondaj” yoklama yaparız, kendi değer ölçülerimize göre sorular sorarız. “Öneririz”, kendi deneyimlerimize dayanarak fikir veririz. Ya da “yorumlarız”, insanları kavramaya, onların amaç ve davranışlarını, kendi amaç ve davranışlarımıza göre açıklamaya çalışırız. Verdiğimiz bu karşılıklar doğaldır. Yaşamımız bunların modelleri etrafında döner. Saf bir istek, kişiye özgü bir karakter ve pozitif duygusal banka hesabı ile empatiyle dinleme becerisini geliştirmedikçe bir başkasının içine giremez, dünyaya onun gözleriyle bakamazsınız. Bu beceri; yani, empatiyle dinleme dört gelişme evresini içerir. Bunlardan birincisi ve en az etkili olanı içeriği taklit etmektir. İkinci evre ise, içeriği başka bir şekilde ifade etmektir. Üçüncü evre sağ beyninizi devreye sokar, duyguyu yansıtırsınız. Dördüncü evreyle empatiyle dinlemeye geçilir. Sonra Anlaşılmaya Çalışın Olgunluğu cesaret ve saygı arasındaki denge olarak tanımlamıştık. Anlamaya çalışmak saygı, anlaşılma isteği ise cesaret ister. Kazan/Kazan , her ikisinin de yüksek dereceye ulaşmasını gerektirir. Bu nedenle, karşılıklı bağımlılık durumlarında anlaşılmak bizim için önemlidir. Fikirlerinizi açık seçik, belirgin bir biçimde ve en önemlisi karşınızdakilerin paradigmalarıyla kaygılarını derinlemesine anladığınızı göstererek sunduğunuz zaman, düşüncelerinizin inanılırlık derecesini de önemli ölçüde arttırmış olursunuz. 5. Alışkanlık, açıklamalarınızda size daha büyük bir isabet, daha büyük bir dürüstlük sağlar. 5. Alışkanlık güçlüdür, çünkü etki alanınızın tam ortasındadır. Karşılıklı bağımlı durumlarla ilgili pek çok etken ilgi alanınızın içindedir. Enerjinizi onun üstünde yoğunlaştırırsanız hem gücünüzü tüketir ve hem de pek az olumlu sonuç alırsınız. Ama her şeyden önce anlamaya çalışabilirsiniz. Bu sizin denetiminizi altında olan bir şeydir. Bunu yaparken odak noktası olarak etki alanınızı seçerken başkalarını gerçekten iyi anlarsınız. 6. Alışkanlık Sinerji Yarat Yaratıcı İşbirliği İlkeleri Sinerji, ilke merkezli liderliğin özüdür. Bir katalizör görevi yapar birleştirir ve insanların içindeki en büyük güçleri açığa çıkarır. Sinerji en basit tanımıyla, bir bütünün parçalarının toplamından daha büyük olması demektir. Parçaların birbiriyle olan ilişkisinin, kendiliğinden ve kendi başına bütünün bir parçası olması demektir. Sinerjinin özü farklılıklara değer vermektir. Onlara saygı göstermek, güçlü yanları üzerine inşa etmek ve zayıf yanlarını telafi etmektir. Sinerjik İletişim Sinerjiyle iletişim kurduğunuz zaman zihninizi ve yüreğinizi yeni olanaklara ve yeni seçeneklere açmış olursunuz. Sinerjik iletişimi başlattığınız zaman bunun nasıl gelişeceğini, sonunun nasıl olacağını bilemezsiniz. Ama için için hem heyecan duyar, hem güven besler, hem de kendinizi serüvene atılıyormuş gibi hissedersiniz. Her şeye şuna inanarak başlarsınız İki taraf da daha fazla anlayışlı olacaktır. Karşılıklı öğrenme ve sezgi bir ivme yaratacak ve bu da sizi gittikçe daha fazla anlayışa, öğrenmeye ve gelişmeye götürecektir. Sinerjik iletişim yüksek güven ve yüksek işbirliği oluşan ortamlarda meydana gelir. Bu tip iletişimde 1+1, 2 den daha fazlaya eşit olur. Sinerji için uygun ortam bunlarla beraber tabi ki , dolgun banka hesabı, Kazan/Kazan düşüncesi ve önce anlamaya çalışma unsurlarının bir araya gelmesi ile oluşur. Güvenleri olmayan insanlar bütün gerçeklerin kendi paradigmalarına uyması gerektiğini düşünürler. Başkalarını kendilerine benzetmeye çalışırlar. Aynı olmak, bir olmak değildir. Tekdüze, tek biçim olmak, birlik olmak anlamına gelmez. Birlik olmak birbirini tamamlamak demektir. Karşılıklı bağımlı bir durumda sinerji, gelişim ve değişime karşı çalışan negatif kuvvetlerle savaşırken özellikle güçlüdür. Sosyolog Kurt Levin bir “kuvvet alanı analizi” modeli geliştirmiştir. Buna göre mevcut bir performans vewya varoluş düzeyi, yukarıya doğru hareketi teşvik edici itici kuvvetlerle, bunu önlemeye çalışan engelleyici kuvvetlerin arasındaki bir denge durumudur. İtici kuvvetler genelde pozitif, akılcı, mantıklı, ekonomiktir. Karşısındaki engeller ise çoğu zaman negatif, duygusal, mantıksızdır. Ancak işin içine sinerjiyi katığımızda engelleyici kuvvetler geri çevrilerek itici kuvvetlere eklenir. Sonunda insanlar, bunun kendi sorunları olduğunu düşünüp genellikle çözümünün önemli bir parçası halini alırlar. Dördüncü Bölüm Kendini Yenileme 7. Alışkanlık Baltayı Bile Dengeli Bir Biçimde Kendini Yenileme İlkeleri Yenilemenin Dört Boyutu 7. Alışkanlık, kişisel ÜY’dir. Bu en değerli varlığınızı yani kendinizi korumak ve geliştirmektir. Doğanızın dört boyutunu fiziksel, ruhsal, zihinsel, sosyal, yenilemektir. Fiziksel boyut Fiziksel boyut, fiziksel bedenimizin etkili bir biçimde bakımıyla ilgilidir; doğru besin almak, yeteri kadar dinlenip gevşemek ve düzenli olarak egzersiz yapmak. İyi bir çalışma programı vücuda üç bakımdan yararlı olacaktır dayanıklılık, esneklik, kuvvet Ruhsal boyut Ruhsal boyut sizin özünüz, merkeziniz, kendi değer sisteminize olan bağlılığınızdır. Bu yaşamın özel, son derece önemli bir yanıdır. Size ilham veren, yücelten, sizi tüm insanlığın kalıcı gerçeklerine bağlayan kaynaklardan yararlanır. İnsanlar bunu farklı biçimlerde yapar. Okumak, yazmak, meditasyon vs. Zihinsel boyut Zihinsel gelişimimizle çalışma disiplinimizin büyük bir bölümünü resmi eğitim sağlar. Bazen bu, okulun ya da sistemli çalışma programlarının sağladığı dış disiplini içerir, ama çoğu zaman buna gerek yoktur. Proaktif insanlar kendilerini eğitmek için pek çok yol bulabilirler. Sosyal/Duygusal boyut kişisel güvenliğimizin kaynağı içimizdeyse genel zafer alışkanlıklarını uygulayacak gücü de buluruz. İç güvenliğimizin kaynağı bizim içimizdedir, içimizden doğar. Yüreğimizle zihnimizin derinliklerindeki isabetli paradigmalar ve doğru ilkelerden, içimizle dışımızın uyum halinde olmasından çıkar. Başkasının Senaryosunu Yazmak Birçok kişi sosyal aynanın bir işlevidir. Senaryoları çevrelerindeki kişilerin fikirleri, algılamaları ve paradigmaları tarafından hazırlanmıştır. Başkalarının duygusal banka hesaplarına yapabileceğimiz yatırım o kadar çoktur ki. İnsanların görülmeyen potansiyellerini görebilmek için ne kadar çok bakarsak, belleğimiz yerine hayal gücümüzü de o kadar çok kullanırız. Böylece kişilere kendi senaryolarını yazmalarında yardım ederiz. Yenilemede Denge Yenilenmek bütün boyutlarda önemli olsa da, ancak dört boyutun hepsiyle akıllıca ve dengeli bir biçimde ilgilendiğimiz zaman çok etkili olur. Bu alanlardan birini ihmal etmek geri kalanlara da olumsuz etki yapar. İhmal edilen bir boyut negatif kuvvet alanı direnci yaratır. Bu da etkili olmaya ve gelişmeye karşı koyar.
Error 522 Ray ID 738c0f255b1bb77f • 2022-08-10 221032 UTC AmsterdamCloudflare Working What happened? The initial connection between Cloudflare's network and the origin web server timed out. As a result, the web page can not be displayed. What can I do? If you're a visitor of this website Please try again in a few minutes. If you're the owner of this website Contact your hosting provider letting them know your web server is not completing requests. An Error 522 means that the request was able to connect to your web server, but that the request didn't finish. The most likely cause is that something on your server is hogging resources. Additional troubleshooting information here. Cloudflare Ray ID 738c0f255b1bb77f • Your IP • Performance & security by Cloudflare
etkili insanların 7 alışkanlığı özet